Sizin İçin Seçtiklerimiz;

Çinde Türk Günleri Resmi Olarak Başladı Bejing'deki basın toplantısı Çin Kültür Bakanlığı ile Türkiye'nin Beijing Büyükelçiliği tarafından ortaklaşa yapıldı. Toplantıya Çin Kültür Bakanlığı Dış İlişkiler Ofisi Genel...

Read more

Pekinde Çin Rüzgarı Esecek Çin'de söz konusu etkinliğin galası, iki ülke kültür bakanlarının katılımıyla 21 Mart'ta Pekin'de düzenlenecek 140 kişilik özel bir gösteriyle başlayacak. Pekin'deki Çin Kültür Bakanlığında...

Read more

Çinde Bahar Bayramı Sona Erdi Sevgililer günü'nden 3 gün sonra kutlanır. "fener bayramı" olarak da bilinen yuanxiao bayramı, çin'in en önemli geleneksel bayramı olan bahar bayramı'nın son günü olarak kabul edilir. bu nedenle...

Read more

Drogba Çinden Ayrıldı Ama Çinliler Ayrılamadı Çinli futbolseverlerin bazısı Drogba'ya kızgın, bazısı hayranlığını koruyor. Rakip takım taraftarları ise, Shanghai Shenhua taraftarlarını kızdırmayı ihmal etmiyor. Bazı yorumlardaysa...

Read more

Çin İle Japonya Parasal Kur Savaşında... aponya Merkez Bankası, Davos toplantısının hemen öncesinde, sınırsız bir parasal genişleme politikası uygulayacağını ilan etti. Bu karara ilişkin haberlerin duyulması bile, Japon yeninin...

Read more

  • Prev
  • Next

Çin’de Bulunan En Önemli 3 Keşif!

Yazının Bulunduğu Kategori:Çin

Çin İcatlari Kağıt, matbaa, barut, Çin’in insanlık tarihindeki dört büyük icadı. Bu dört büyük icat, Çin medeniyetinin tarihinde parlak bir sayfa bıraktığı gibi insanlık medeniyetinin ilerlemesine de büyük katkıda bulunmuştur.

  İlk önce kağıdın keşfinden bahsedelim. Kağıdın keşfinden önce, eski Çin’de yazı yazmak için birçok malzeme kullanılmıştı. 4-5 bin yıl önce, kayalar ve çömlekler üzerine işaretler kazılıyordu; 3-4 bin yıl önce de kaplumbağa kabuğu ve hayvan kemikleri üzerine yazılar oyulmuştu.

Barutun İcadi

İlk Olarak Bahsetmek İstediğim Barut Olacak:Günümüze kalan en eski barut formülleri 1040′lardan bir askeri kitapta, Wujing zongao’da bulunabilir. Bu kitaptaki üç formül en fazla %50 güherçile içerir; bu, patlama için yeterli değildir; ama yanıcı etki için yeterlidir. Patlayıcı barut için en uygun formül, %75 güherçile, %10 kükürt, %15 yumuşak odun kömürü içerir. Çinliler barutu silah olarak ilk defa 904 yılında patlayıcı olarak kullandılar. Adını “uçan ateş” koymuşlardı. Ardından barut bombalarını mancınıklarda da kullanmaya başladılar. Barutun kayıtlı ilk itici güç olarak kullanılması 1132 yılında bambudan yapılmış toplarda kullanılması denemeleridir. Metal boruya sahip topların kullanımı 1268-1279 tarihleri arasında Moğollar ile Song Hanedanlığı arasındaki savaşta görülür.Bu tane barutun daha çabuk yandığı ve daha güçlü olduğu görüldü. Bu barut yine de mükemmel değildi. Atış yapıldığı zaman etrafı kesif bir beyaz duman kaplıyor ve birkaç top salvosundan sonra savaş alanı simsiyah oluyordu. Ayrıca tüfeklerde ve toplardan çıkan duman silahların yerini belli ediyordu. Bunlardan başka kara barut namlularda yapışkan bir tortu bırakıyor ve bir süre sonra bu birikintiler yüzünden gülle veya kurşun (ağızdan dolma) silaha sığmaz oluyordu. Atıştan hemen sonra namlu temizlenmezse,bu yapışkan tortunun içindeki kükürt kalıntıları rutubet alarak sülfürik aside dönüşüyor ve namlu içini kemirerek çürütüyordu. Duman ve tortular yüzünden doğan sorunlar başka bir barutun yapılmasını zorunlu kıldı.

Barut, ölümsüzlük hapı üretmeye çalışan Taoistler tarafından keşfedildi. Taoistler ölümsüzlük hapı için çalışırlarken nitröz asid tuzu, kükürt ve odun kömürünün ısındığı zaman kolayca patladığını fark ettiler. Nitröz ve kükürt Çin’in geleneksel ilaçlarından olduğundan insanlar, bu maddelerin karışımına yanabilen ilaç anlamına gelen “barut” adını verdiler. Barutu 13. yüzyıla kadar tüccarlar tarafında Hindistan üzerinden Arap ülkelerine yayıldı. Avrupa 13. yüzyılın sonlarında Arapça kitaplardan baturun kullanımını öğrendi. Barut savaşlarla daha batıya ulaştı.

İkinci Olarak Kağıt:

Kağıt

 M.Ö. 700-200 yılları arasındaki İlkbahar-Sonbahar ve Savaşan Devletler döneminde bambu ve tahta üzerine yazı yazmak çok yaygındı. Birçok deneme ve uzun süreli arayışlardan sonra, M.Ö. 200-M.S. 25 yılları arasındaki Batı Han hanedanı döneminde, kenevir halatları, eski kumaşlar, balık ağları gibi eskimiş malzemelerle bitkisel lifli kağıt yapımı teknolojisi keşfedildi. Yazı yazmaya elverişli ideal malzeme, yani kağıt böyle doğdu. Kağıdın ortaya çıkması, yazı yazmak için kullanılan malzemelerde devrim olarak kabul ediliyor.

Cai Lun bu devrime yaptığı büyük katkı ile tarihte ün saldı. M.S. 25 ile 210 yılları arasındaki Doğu Han Hanedanı döneminde dünyaya gelen Cai Lun, Batı Han Hanedanı’ndan beri kağıt yapımı alanındaki tecrübelerin bilançosunu çıkararak cesaretle deneme ve yenilemelere girişti. Malzeme olarak eski kumaşlar ve eski balık ağlarının yanısıra ağaç kabuklarının kullanılması, yepyeni bir kağıt hammaddesi bulunmasına yol açtı. Böylece hem hammadde kaynakları arttı, hem de kağıt maliyeti düştü. Ağaç kabuklarının ham madde olarak kullanılması, çağdaş tahta hamuru kağıdın doğuşuydu. Kağıt yapımının gelişmesi için uzun yıllar gerekiyordu.

M.Ö. 4. yüzyıldaki Savaşan Devletler döneminde, mühürler çok yaygın biçimde kullanılmaya başlanmıştı. M.S. 4. yüzyılda, anıt taşları üzerine yazı yazma teknolojisi de keşfedildi. Çin’in Tang ve Song hanedanları döneminde, sosyal yaşam, ekonomi ve kültür çok gelişti. Kitaplara duyulan ihtiyaç da çok arttı. İnsanlar için kitap basmanın kolay ve verimli yöntemini bulmak acil bir ihtiyaç haline geldi.

Eskiden kâğıt üretimi az yapıldığı için, dünyanın her yerinde kıymetli tutulurdu. Sonradan üretimin bollaşması ve yaygınlaşması ile eski itibarını kaybetti. Ancak son yıllarda kâğıt yapımında kullanılan hammaddenin tükenmeye yüz tutması, artan maliyetler ve diğer sebeplerle günden güne kıymetlenmektedir.

Kağıdın kimin tarafından bulunduğu bugün kesin bilinmemektedir. Ancak bugünkü kâğıt hamuru ile elde edilen kağıdın ilk modeli milattan sonra 105′te Çin’de Ts’ai Lun adında bir saray görevlisi tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. Ts’ai Lun Ağaç kabukları, bez parçaları ve diğer lifli malzemeleri özlü ve yumuşak bir hamur haline gelinceye kadar dövüp, elde ettiği hamuru geniş bir tekne içinde suyla karıştırarak ilk mekanik odun hamurunu elde etti. Daha sonra gözenekli bir kalıbı, hamurun içine daldırılıp yukarıya kaldırıldığında, su gözeneklerden süzülerek aşağıya akıyor, kalıbın yüzeyinde lifli bir tabaka kalıyordu. Bu tabaka kalıp üzerinden alınıp kurutulduğunda ve üzeinden el yapımı silindirlerle ilkel kalenderlemeden sonra kullanıma hazır hale geliyordu.Böylece Çin’de binlerce yıl önce imalatına başlanan kâğıt, zamanla daha yeni metodlarla üretilmiş ve 18. yüzyılda Fransa’da ilk defa kâğıt makinası yapılmıştır. Kağıt makinalarında da sürekli olarak teknolojik gelişmelere paralel olarak değişiklikler olmuş ve bugünkü çok motorlu tahrik sistemli, Hamurun kesafet (yoğunluk), sıcaklık, pH, gramaj ve rutubet gibi özelliklerini kontrol altında tutabilen otomatik kâğıt makinaları ortaya çıkmıştır.

Matbaa  Çin

Vede Son Olarakda Matbaa; Çin’in ilk matbaa teknolojisi 14. yüzyılda Kore ve Japonya’ya, daha sonra Mısır ve Avrupa’ya yayıldı. Matbaa teknolojisi sayesinde, bilginin yayılma hıMatbaanın ilk kez kullanılması Uzakdoğu’da başlamıştır. İlk matbaa, ağaç oyma tekniği kullanarak, M.S. 593′te Çin’de kurulmuş, ilk basılı gazete de M.S. 700′de Pekin’de çıkmıştır. 8. yüzyılda Japonya’da baskı yapıldığı, İmparatoriçe Shotoko’nun Budizm’in kutsal metinlerini Sanskrit dilinde Çin alfabesiyle bastırdığı bilinmektedir. ve ölçüsünde elle kitap yazma dönemine göre büyük atılım gerçekleşti ve bu insanlığın en büyük icadı olarak adlandırıldı.Türk Kültürene Girişi İse Osmanlı İmparatorluğunun ilk matbaası daha 1493 yılında, İbrahim Müteferrika’dan 234 yıl önce, İspanyol göçmeni David ve Samuel İbn Nahmias Kardeşler tarafından kuruldu.

İlk kitap, Yakup ben Asher’in Arba’ah Turim eseri 13 Aralık 1493′te basıldı. İtalik hurufatı, sayfa düzeni, folyo işaretleme tekniği, metin başının büyük harfle belirtilmesi gibi yenilikleri matbaa sanatına kazandıranlar da 1530′da İtalya yolu ile İstanbul’a gelip yerleşen Sonsino ailesidir.

Yorum Yap